1 yorum 1,2B Görüntüleme
1,2B Görüntüleme

ÖDEME YÜKÜMLÜLÜĞÜ MÜ DEDİNİZ!

image_print

Çalışmamızda, bireylerin 7.000,00 TL üstündeki mal ve hizmet alımlarının banka veya finans kurumları aracılığı ile yapılmak istenmesiyle gündeme getirilip kamuoyunda tartışılan ve ilgi gören Gelir İdaresi Başkanlığı (GİB), Vergi Usul Kanunu (VUK) Genel Tebliği’nde (Sıra No: 459) Değişiklik Yapılmasına Dair Tebliğ Taslağı’nı kronolojik olarak inceleyerek kamuoyuyla paylaşacağız.

Düzenlemenin yürürlüğe girmesi halinde, nihai tüketiciler de tevsik zorunluluğu kapsamına alınacaktır. VUK Genel Tebliği ile belirlenen tevsik zorunluluğu kapsamında olanların, 7.000,00 lirayı aşan ödeme ve tahsilatlarında, banka, PTT veya aracı finansal kurumları kullanmaları zorunluluğu bireyleri de kapsar hale gelecektir.

KRONOLOJİK SÜREÇ

04/07/2003 tarihli ve 25158 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 320 Seri No.lu VUK Genel Tebliği ile vergi mükelleflerinin bazı işlemlerine ilişkin tahsilat ve ödemelerini 01/08/2003 tarihinden itibaren banka veya özel finans kurumlarınca düzenlenen belgelerle tevsik etme zorunluluğu getirilmişti. 

Bu konuda son düzenleme 24.12.2015 tarih ve 29572 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 459 Sıra No.lu VUK Genel Tebliği ile yapılmıştır. Tebliğe göre tevsik zorunluluğu kapsamında olanların, kendi aralarında ve tevsik zorunluluğu kapsamında olmayanlarla yapacakları, 7.000 TL’yi aşan tutardaki her türlü tahsilat ve ödemelerini aracı finansal kurumlar kanalıyla yapmaları ve bu tahsilat ve ödemeleri söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik etmeleri zorunlu hale getirilmiştir.

Bu kapsamda; “Her türlü mal teslimi veya hizmet ifasına ilişkin tahsilat ve ödemelerin, avans, depozito, pey akçesi gibi suretlerle yapılacak tahsilat ve ödemelerin, işletmelerin kendi ortakları ve/veya diğer gerçek ve tüzel kişilerle yaptığı her türlü tahsilat ve ödemelerin belirlenen haddi aşması durumunda, aracı finansal kurumlar kanalıyla yapılması ve bu işlemlerin söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik edilmesi zorunludur. Ayrıca, 7.000 TL sınırı söz konusu olmaksızın tevsik zorunluluğu kapsamında olanlardan araç kiralama faaliyeti ile uğraşanların vermiş oldukları motorlu kara taşıtı ve motorlu kara aracı (13/10/1983 tarihli ve 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu ile 18/7/1997 tarihli ve 23053 mükerrer sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan Karayolları Trafik Yönetmeliği’ne göre tescile yetkili kuruluşlarca kayıt ve tescil edilmesi zorunlu olmayan taşıt ve araçlar hariç) kiralama hizmetlerine ilişkin tahsilat ve ödemelerin ise yukarıda belirtilen hadle sınırlı kalınmaksızın, aracı finansal kurumlar tarafından düzenlenen belgeler ile tevsik edilmesi zorunludur.

Bunun yanında, aynı günde aynı kişi veya kurumlarla yapılan işlemlerin toplam tutarının 7.000 TL’yi aşması durumunda, işlemlerin her biri işlem bazında belirlenen haddin altında kalsa bile, aştığı işlemden itibaren işleme konu tahsilat ve ödemelerin de aracı finansal kurumlar aracılığıyla yapılması zorunludur, denilerek işlemlerin kayıt altına alınması hedeflenmiş ve bu yönüyle de kayıt dışılığın önüne geçmesi hedeflenmiştir.

Peki gerçekten de ekonomik yaşamda, pazarda durum bu şekilde oluşmuş ve bu doğrultuda devam mı ediyordu? Birçok yazı ve konferansta kullanmış olup söylediğim, yazdığım bir gerçeği tekrar ifade edeyim:

Taşınmaz emlak piyasasında fiyat gerçeğine bir bakalım! Bir taşınmazın fiyatı nasıl oluşur? Ne şekilde ödeme gerçekleşir?

Öncelikle taşınmazın fiyatı dediğimizde hangi fiyat sorusunu soralım ki ödeme yükümlülüğünü tartışmaya açalım. Bir taşınmazın dört fiyatı mevcuttur.

  • İlanda gözüken fiyat
  • Emlak görevlisi (halk arasında kullanıldığı haliyle emlakçı) ile konuşulan pazarlık fiyatı
  • Belediyelerce tespit edilip ilan olunan (emlak vergisi matrahı) ve taşınmaz satışına konu edilen fiyat
  • Gerçekte alıcı ile satıcının üzerinde anlaşıp emlak komisyoncusunun da üzerinden komisyon aldığı fiyat.

Taşınmaz alım satımında Vergi Usul Kanunu Genel Tebliğleriyle belirlenen ödeme yükümlülüğü sınırının (7.000,00 TL) olmadığını belirtirsek şaşırmayalım.

24 Aralık 2015 tarih ve 29572 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan 459 sıra no’lu VUK genel tebliğinin konumuzla ilgili 4.2. bölümündeki belirleme aşağıdaki gibidir (ne yazık ki halen uygulama bu şekildedir):

“4.2. Kapsamda Olmayan Tahsilat ve Ödemeler

a) 10/12/2003 tarihli ve 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanunu’nda yer alan merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri ile bunlara ait döner sermaye işletmelerinin işlemlerine konu tahsilat ve ödemelerin,

b) 6/12/2012 tarihli ve 6362 sayılı Sermaye Piyasası Kanunu’nda tanımlanan sermaye piyasası aracı kurumlarında yapılan işlemlere konu tahsilat ve ödemelerin,

c) 11/8/1989 tarihli ve 20249 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 89/14391 sayılı Türk Parası Kıymetini Koruma Hakkında 32 sayılı Karar’da tanımlanan yetkili döviz müesseselerinin yapacakları döviz alım satım işlemlerine ilişkin tahsilat ve ödemelerin,

ç) Tapu sicil müdürlüklerinde gerçekleştirilen işlemler karşılığında yapılan tahsilat ve ödemelerin,

d) Noterlerde gerçekleştirilen işlemler karşılığında yapılan tahsilat ve ödemelerin,

e) 5018 sayılı Kanun’da yer alan merkezi yönetim kapsamındaki kamu idareleri, il özel idareleri, belediyeler ile bunların teşkil ettikleri birlikler, kanunla kurulan diğer kamu kurum ve kuruluşları, kamu kurumu niteliğindeki meslek kuruluşlarına ait veya tabi olan veyahut bunlar tarafından kurulan ve işletilen müesseseler ile döner sermayeli kuruluşlar veya bunlara ait veya tabi diğer müesseseler tarafından yapılan ihale işlemlerine ilişkin yatırılması gereken teminat tutarlarına ilişkin tahsilat ve ödemelerin aracı finansal kurumlar kanalıyla yapılması zorunluluğu bulunmamaktadır.

Belirtmek isterim ki karayolunda seyahat eden araçlarla, deniz ve hava taşıma araçlarının da satın alımında bu yükümlülük zorunlu değildir.

Sonuç olarak diyebiliriz ki uygulamanın sonuç vermesi, kayıt dışılığın azalması, vergi kaybının azaltılması, vergilendirme bilinç ve uygulamasının artması, T.C yurttaşı her sorumlu bireyin arzusu ve temel isteğidir. İstenilip arzu edilen amaca ulaşmak için ise önce beton ekonomisinin koruyuculuğu tartışmasının ortadan kaldırılması ve her türlü tescile tabi varlıklara ilişkin ödemelerinin banka, PTT ve finansal kurumlar kanalıyla yapılması ve bu işlemlerin söz konusu kurumlarca düzenlenen belgeler ile tevsik edilmesi zorunlu kılınmalı; uygulama bu doğrultuda hayata geçirilmelidir.

Güzel bir sözle yazımıza katkı yapalım:

“Ne geriye bak kızgınlıkla, ne de ileriye korkuyla,

sadece etrafına (etrafa bak ) farkındalıkla!”    James Thurber

@2024 -YASAL UYARI : Yazılar Yazarın Kendi Görüşünü İfade Etmektedir. İnternet sitemizde yer alan yazıların tüm hakları saklıdır. Ancak yazar ve site kaynağının aktif linkine yer verilerek alıntı yapılabilir. YAZILAR AYNEN YAYIMLANAMAZ. Aksi yönde eylemler hakkında Fikir ve Sanat Eserleri Kanunundaki tazminat ve ceza hükümlerinin uygulanması için hukuki süreçler başlatılacaktır.

1 yorum

Avatar
Hamit Öztaşkın Eylül 19, 2024 - 2:49 pm

insanlar artık yapay zeka ile yönetilecek otorite her şeyi kontrol edebilecek..insanlara cip takılacak..

Cevapla

Bize yazın