1. Giriş
Vergi Usul Kanunu[1] (VUK) kapsamındaki enflasyon düzeltmesi 2023 ve 2024 hesap dönemlerindeki uygulamanın ardından, 2025 hesap döneminin geçici vergi dönemlerinde uygulanmadı.
Gündemin oldukça hızlı değiştiği günümüzde, yılsonuna yaklaşırken 2025 hesap dönemi sonundaki uygulama ile ilgili tereddütler gündemde yerini aldı. Yeni yasama yılının da açılması ile, bir yasal düzenleme yapılarak enflasyon düzeltmesinin uygulamasına son verileceği yönünde tartışmalar ortaya çıktı.
Bazı platformlarda bir düzenleme yapılarak enflasyon düzeltmesinin 2025 yılında ve şartların oluşmasına bağlı olarak olası 2026 ve 2027 yıllarındaki uygulamasına son verileceği belirtildi.
Bu yazıda, mevcut yasal düzenlemeler kapsamında 2025 hesap dönemi sonundaki enflasyon düzeltmesi uygulamasına ve bu uygulamanın yapılmamasına dair olası düzenlemelerin geçmiş tecrübelerden de yararlanılarak nasıl etkide bulunabileceğine dair gözlemler paylaşılacaktır.
2. Yürürlükteki Düzenlemeler 2025 Hesap Dönemi Sonunda Enflasyon Düzeltmesi Yapılmasını Zorunlu Kılıyor
VUK’un mükerrer 298/A maddesinde, hangi durumda enflasyon düzeltmesinin uygulanacağı ve hangi durumda sona ereceği açık bir şekilde belirtilmiş durumdadır.
Buna göre; enflasyon düzeltmesi uygulanan bir dönemden sonra, enflasyon düzeltmesi şartlarının ortadan kalkması için,
- Son 12 aylık dönemde ÜFE artış oranının %10’un altında bulunması,
- Son üç yıllık dönemde ÜFE artış oranının %100’ün altına bulunması,
koşullarının bir arada oluşması gereklidir.
Ekim 2025 itibarı ile Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan son 12 aylık dönemdeki yurtiçi üretici fiyat endeksi (ÜFE) artış oranı %27,00, son üç yıla ait ÜFE artış oranı ise %134,11 seviyesindedir. Bu kapsamda enflasyon düzeltmesi şartlarının mevcut yasal düzenlemeler çerçevesinde Aralık 2025 itibarı ile ortadan kalkması ihtimal dahilinde görülmemektedir.
Cumhurbaşkanı’na VUK’un mükerrer 298/A-1 maddesinde verilen yetkinin maddede yer alan %100 oranını %35’e kadar indirmek veya tekrar kanunî seviyesine kadar yükseltmek; %10 oranını ise %25’e kadar çıkarmak veya tekrar kanunî seviyesine kadar indirmek olduğu görülmektedir. Bu yetki maddesi dikkat alındığında, Cumhurbaşkanı’nın alacağı bir karar ile enflasyon düzeltmesi uygulamasına son verilmesi mümkün görünmemektedir.
Özellikle son bir aydır gündemde olan yasal düzenleme ile enflasyon düzeltmesine uygulamasına son verileceği yönündeki tartışmalar bu açıdan önemlidir.[2]
Kanun koyucunun enflasyon düzeltmesi uygulamasına bir süreliğine veya tamamen son vermek yönünde bir iradesinin olması durumunda, bahsi geçen yasal düzenlemenin bir an önce yapılması belirsizliklerin giderilmesi açısından yerinde olacaktır.
Aksi durumda nasıl bir uygulama ile karşı karşıya kalınabileceği konusunda bize 2021 hesap dönemi sonundan yaşanan süreç fikir vermektedir.
3. 2021 Hesap Döneminde Enflasyon Düzeltmesi Yapılmamasına Yönelik Kanuni Düzenlemenin Akıbeti
Hatırlanacağı üzere, 7352 Sayılı Kanun’un[3] 1’inci maddesiyle VUK’a eklenen geçici 33’üncü madde ile 2021 ve 2022 hesap dönemleri (kendilerine özel hesap dönemi tayin edilenlerde 2022 ve 2023 yılında biten hesap dönemleri itibarıyla) ile 2023 hesap dönemi geçici vergi dönemlerinde mükerrer 298’inci madde kapsamındaki enflasyon düzeltmesine ilişkin şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın mali tabloların enflasyon düzeltmesine tabi tutulmayacağı hüküm altına alınmıştır.
Ancak, bahsi geçen hükmü VUK’a getiren 7352 Sayılı Kanun, 2021 hesap dönemi kapandıktan sonra yasalaşmış (20.01.2022 tarihinde kabul edilmiş) ve 29.01.2022 tarih ve 31734 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmiştir. 2021 hesap dönemi tamamlandıktan sonra yapılan düzenleme ile bu hesap dönemindeki enflasyon düzeltmesi uygulamasına dair hükümlerin ortaya konulması, kanunların geriye yürümesi tartışmasını gündeme getirmiştir.
Nitekim, Ankara 3. Vergi Mahkemesi’nin Anayasa Mahkemesi’ne yaptığı iptal başvurusu da bu yönde olmuştur. Bahse konu mahkemenin başvurusunda özetle; 7352 Sayılı Kanun’la yapılan düzenleme neticesinde, şartların oluşup oluşmadığına bakılmaksızın 2021 hesap dönemine ilişkin mali tabloların enflasyon düzeltmesine tabi tutulmamasının sağlandığı belirtilmiştir. Bu durumun; hukuki güvenlik ilkesi, belirlilik ilkesi ve kanunların geriye yürümezliği ilkesiyle bağdaşmadığı belirtilerek 7352 Sayılı Kanun’la yapılan düzenlemedeki 2021 hesap dönemine dair hükmün Anayasa’nın 2’nci maddesine aykırı olduğu ileri sürülmüştür.
Yapılan başvuruyu karara bağlayan Anayasa Mahkemesi, 30.11.2023 tarih ve E:2023/105, K:2023/208 sayılı Kararı[4] ile 7352 Sayılı Kanun’un birinci maddesinin birinci fıkrasında yer alan “…2021…” ibaresini (vergiyi doğuran olay gerçekleştikten sonra gelir vergisi ve kurumlar vergisi matrahına etki eden enflasyon düzeltmesi uygulamasıyla ilgili yapılan değişikliğin, hukuk güvenliği ilkesiyle bağdaşmayacak ölçüde hukuk kurallarının geriye yürütülmesi sonucunu doğurduğundan hareketle) iptal etmiştir.
Yukarıda bahsi geçen Anayasa Mahkemesi Kararı’nın mükelleflerin uygulamalarına doğrudan etkide bulunduğu tespit edilmektedir.
Nitekim, 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamesine ihtirazi kayıt konulması suretiyle dava açan bir mükellefin davasına bakan Danıştay 3. Dairesi’nce de; 03.02.2025 tarih ve E. 2025/478, K. 2025/336 sayılı Kararı’nda, Anayasa Mahkemesi’nin bir önceki bölümdeki kararına atıf yapılarak (davacı şirketin VUK’un mükerrer 298’inci maddesinde belirtilen şartların oluşması nedeniyle enflasyon düzeltmesi uygulamasından faydalanması gerektiği yolundaki ihtirazi kaydıyla verdiği 2021 yılı kurumlar vergisi beyannamesi için, bu çekinceye itibar edilmesi gerektiği savı kabul edilerek) mükellef lehine yönde hüküm tesis edildiği görülmektedir.[5]
4. 2025 Hesap Dönemi Sonuna Yönelik Olası Düzenlemenin Zamanlamasının Önemi
Enflasyon düzeltmesinin geçici bir süreliğine uygulanamamasına yönelik bir düzenleme planlanıyor ise, bahsi geçen düzenlemenin 31.12.2025 tarihine kadar yapılmaması durumunda nasıl bir sonucun ortaya çıkacağına dair bir önceki bölümdeki yargı kararları fikir vermektedir.
Eğer 31.12.2025 tarihi sonrasında 2025 hesap dönemine yönelik enflasyon düzeltmesinin yapılmaması yönünde bir düzenleme yapılırsa, yukarıda özetlenen durumun bir benzerinin yaşanması ihtimal dahilindedir. 2025 hesap dönemi sona erdikten sonra yapılacak bir düzenlemede, önceki bölümde açıklandığı kapsamda vergi kanunlarının geriye yürütülmesi olarak nitelenebilecektir.
2025 hesap döneminin sonuna gelindiği şu günlerde uygulamanın bir süreliğine ortadan kaldırılabileceğine yönelik bazı duyumlar olduğu anlaşılmakla birlikte, eğer kanun koyucu tarafından bu yönde bir düzenleme yapılacaksa bunun 31.12.2025 tarihinden önce yapılması, yeni uyuşmazlıklar ve uygulama zorluklarını ortadan kaldırmak adına yerinde olacaktır.
5. Sonuç
Enflasyon düzeltmesi uygulaması açısından 2025 hesap dönemi için bir belirsizlik olduğu kanaati zaman zaman ortaya çıksa da kanuni düzenleme açısından bakıldığında herhangi bir belirsizlik yoktur. VUK nezdindeki düzenlemeler 2025 hesap dönemi sonunda enflasyon düzeltmesi yapılması gereğini açıkça ortaya koymaktadır.
Bu kapsamda, enflasyon düzeltmesini 2025 hesap döneminde yapılmamasına yönelik olası düzenlemenin zamanlaması ve önceki bölümlerde belirtilen geriye yürüme tartışmaları bir kenara bırakılsa dahi, enflasyonun düşmediği (en azından TÜİK tarafından açıklanan yurtiçi ÜFE artış oranının VUK’un mükerrer 298’inci maddesinde yer alan enflasyon düzeltmesi uygulamasını sona erdirecek düzeyde düşmediği) dikkate alındığında, enflasyon düzeltmesi yapılmaması yönünde yapılacak bir düzenleme tartışmaya açık olacaktır.
Enflasyon düzeltmesi uygulamasını 2025 hesap dönemi için ortadan kaldıran bir düzenleme yapılması durumunda; enflasyon düzeltmesi neticesinde düzeltme kârı çıkan şirketlerde değerleme kazancı mahiyetindeki görülebilecek bu kâr 2025 dönemi kurumlar vergisi matrahının dışında bırakılmış olacaktır.
Diğer taraftan, böyle bir durumda vergisel sonuçlar anlamında yarar sağlayan mükellefler olacağı gibi, zarar gören mükelleflerin de olacağı unutulmamalıdır. Düzeltme neticesinde düzeltme zararı ortaya çıkan mükelleflerde (kanunen bu zararı yazmasına zaten müsaade edilmeyen kanunda belirtilmiş banka ve finans kuruluşları dışındaki mükellefler) bahse konu enflasyon düzeltmesi zararı kayıtlara intikal etmeyecek ve dolayısıyla vergi matrahından indirilemeyecektir. Bir başka örnekte, 2024 yılından kaynaklı mali zararı bulunan ve bunu 2025 yılında mahsup edecek mükellefler mali zararlarının düzeltme yapmaksızın mahsup etmek durumunda kalacaklardır. Yine, enflasyon düzeltmesi yapılmaması nedeniyle 2025 dönem sonunda düzeltilmiş değerler üzerinden amortisman gideri yazılamaması sonucu ortaya çıkacaktır. Bir diğer sonuç da özsermaye kalemlerindeki seviyenin aynı kalmasından (enflasyon düzeltmesine tabi tutulmamasından) dolayı vergi güvenlik müesseselerinden (örtülü sermaye, finansman gider kısıtlaması) kaynaklı vergisel maliyet artışı olarak görülebilecektir.
Başka bir açıdan bakıldığında, enflasyon düzeltmesi oldukça karmaşık bir uygulama olarak son üç yıllık dönemde ülkemiz vergi ve muhasebe gündemini yoğun şekilde işgal etmiştir. 2021 yılından beri üzerinde tartışılan, sayfalarca tebliğ ve sirkülerlere konu olan üzerinde sıkça izahat taleplerinin gündeme geldiği uygulamanın, tereddütleri bünyesinde barındırmaya devam ettiği görülmektedir.
Netice itibarı ile, eğer enflasyon düzeltmesinin yapılmamasına yönelik kanun koyucunun bir kararı var ise, hızlı davranılarak yasal düzenlemenin 2025 hesap dönemi içinde bir an önce yapılması gerekir. Bu yönde düzenleme yapılmayacaksa, bu durumda enflasyon düzeltmesinin 2025 yılında uygulanacağına yönelik Vergi İdaresi’nce bir açıklama yapılması ve enflasyon düzeltmesine yönelik süregelen tereddütleri ortadan kaldırabilecek açıklamaları içeren bir sirküler yayımlanması yerinde bir adım olarak görülebilecektir.
Son olarak, 2025 hesap dönemi sonundaki uygulamadan bağımsız olarak, enflasyon düzeltmesinin sadece belli bir dönem sonunda bir değerleme çalışması olarak görülmemesi, mali tablolarda ve vergi hesaplamalarındaki etkilerinin uzun dönemlere sirayet edeceğinin unutulmaması gerekir.
[1] 04.01.1961 tarih ve 10703 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
[2] Hüseyin Gökçe: “Enflasyon düzeltmesi fiilen sonlandırılıyor”, 22.10.2025,
https://www.ekonomim.com/ekonomi/enflasyon-duzeltmesi-fiilen-sonlandiriliyor-haberi-850218, (Erişim: 25.11.2025)
[3] 29.01.2022 tarih ve 31734 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
[4] 16 Ocak 2024 tarihli ve 32431 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanmıştır.
[5] https://www.kazanci.com.tr, (Erişim: 25.11.2025).
