|
TÜRK VERGİ KANUNLARINDA YER ALAN “SAKAT” İBARESİNİN DEĞİŞTİRLMESİNE YÖNELİK ÖNERİ(*)
Dr. Fazıl AYDIN
I. GİRİŞ
Türk Vergi Kanunları ve vergi kanunlarına ilişkin mevzuatta yer alan “Sakat” , “Sakatlık” “Özürlü” , “Engelli”, “Malul”, “Malullük” tabirlerinin kullanımı ve bu tür kullanımlara ilişkin yeni bir düzenleme yapılması yönündeki öneriler makalede incelenmiştir.
II. TANIMLAR
Türk Dil Kurumu “Türkçe Sözlüğü”nde; “Sakat” , “Sakatlık” “Malul”, “Malullük” “Özürlü”, “Özürlülük”, “Engelli”, “Engellilik” tabirlerinin tanımları aşağıda yer aldığı şekildedir.
Sakat: Vücudunda hasta veya eksik bir yanı olan, engelli, özürlü:
Sakatlık: Sakat olma durumu, malullük, maluliyet:
Malul: Sakat (kimse):
Malullük: Sakatlık
Engelli: Engelli olan, vücudunda eksik veya kusuru olan:
Engellilik: Engelli olma durumu.
Özürlü: Özrü olan, Engelli.
Özürlülük: Özürlü olma durumu.
Yukarıdaki tanımlarda görüldüğü üzere “Sakat” , “Malul”, “Özürlü”, “Engelli” tabirleri aynı anlamı taşıdıkları gibi “Sakatlık”, “Malullük”, “Özürlülük”, “Engellilik” tabirleri de aynı anlamı taşımaktadır.
5378 sayılı Özürlüler ve Bazı kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun’da ise özürlü; doğuştan veya sonradan herhangi bir nedenle bedensel, zihinsel, ruhsal, duyusal ve sosyal yeteneklerini çeşitli derecelerde kaybetmesi nedeniyle toplumsal yaşama uyum sağlama ve günlük gereksinimlerini karşılama güçlükleri olan ve korunma, bakım, rehabilitasyon, danışmanlık ve destek hizmetlerine ihtiyaç duyan kişi olarak tanımlanmıştır.
III. TÜRK VERGİ KANUNLARINDA “SAKAT” , “MALUL”, “ÖZÜRLÜ”,
“ENGELLİ”, “SAKATLIK”, “MALULLÜK”, “ÖZÜRLÜLÜK”,
“ENGELLİLİK” TABİRLERİ
Türk Vergi Kanunlarında yer alan özürlülere ilişkin düzenlemelerde değişik terminolojiler kullanılmaktadır. “Sakat”,“Malul”,“Özürlü”, “Engelli”, “Sakatlık”, “Malullük”, ibarelerinin bazen yalnızca birisi bazen de aynı kanunda tümü birden kullanılmaktadır. Konu ile ilgili tespitler aşağıda yer aldığı şekildedir.
1. GELİR VERGİSİ KANUNU
193 sayılı Gelir Vergisi Kanununda yer alan düzenlemeler aşağıda yer aldığı şekildedir.
1.1. Gelir Vergisi Kanunu Madde 25
“1. Ölüm, sakatlık, hastalık ve işsizlik sebepleriyle (işe başlatmama tazminatı dahil) verilen tazminat ve yapılan yardımlar;
9. Yardım sandıkları tarafından statüleri gereğince kendi üyelerine ölüm, sakatlık, hastalık, doğum, evlenme gibi sebeplerle yapılan yardımlar.”
1.2. Gelir Vergisi Kanunu Madde 31
“Sakatlık İndirimi
Çalışma gücünün asgarî % 80'ini kaybetmiş bulunan hizmet erbabı birinci derece sakat, asgarî % 60'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ikinci derece sakat, asgarî % 40'ını kaybetmiş bulunan hizmet erbabı ise üçüncü derece sakat sayılır ve aşağıda sakatlık dereceleri itibariyle belirlenen aylık tutarlar, hizmet erbabının ücretinden indirilir.
Sakatlık indirimi;
- Birinci derece sakatlar için 440.000.000 lira,
- İkinci derece sakatlar için 220.000.000 lira,
- Üçüncü derece sakatlar için 110.000.000 liradır.
Sakatlık derecelerinin tespit şekli ile uygulamaya ilişkin esas ve usuller Maliye, Sağlık ve Çalışma ve Sosyal Güvenlik bakanlıklarınca bu konuda müştereken hazırlanacak bir yönetmelik ile belirlenir.”
1.3. Gelir Vergisi Kanunu Madde 63
“Gerçek ücretler
3. Sigortanın veya emeklilik sözleşmesinin Türkiye'de kâin ve merkezi Türkiye'de bulunan bir sigorta veya emeklilik şirketi nezdinde akdedilmiş olması şartıyla; ücretlinin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, işsizlik, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta poliçeleri için hizmet erbabı tarafından ödenen primler ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları,
İndirim konusu yapılacak prim, aidat ve katkıların toplamı, ödendiği ayda elde edilen ücretin % 10'unu (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için ödenen primlerde, ödendiği ayda elde edilen ücretin % 5'ini) ve yıllık olarak asgari ücretin yıllık tutarını aşamaz. Bakanlar Kurulu bu oranı % 20 oranına kadar (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta poliçeleri için % 10 oranına kadar) artırmaya ve belirtilen haddi asgari ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir.”
1.4. Gelir Vergisi Kanunu Madde 89
“Diğer indirimler
Gelir vergisi matrahının tespitinde, gelir vergisi beyannamesinde bildirilecek gelirlerden aşağıdaki indirimler yapılabilir:
1. Beyan edilen gelirin % 10'unu (bireysel emeklilik sistemi dışındaki şahıs sigorta primleri için, beyan edilen gelirin % 5'ini) ve asgarî ücretin yıllık tutarını aşmamak şartıyla, mükellefin şahsına, eşine ve küçük çocuklarına ait hayat, ölüm, kaza, hastalık, sakatlık, analık, doğum ve tahsil gibi şahıs sigorta primleri ile bireysel emeklilik sistemine ödenen katkı payları (sigortanın veya emeklilik sözleşmesinin Türkiye'de kâin ve merkezi Türkiye'de bulunan bir sigorta veya emeklilik şirketi nezdinde akdedilmiş olması, prim ve katkı tutarlarının gelirin elde edildiği yılda ödenmiş olması ve ücret geliri elde edenlerin ücretlerinin safi tutarının hesaplanması sırasında ayrıca indirilmemiş bulunması şartıyla, eşlerin veya çocukların ayrı beyanname vermeleri halinde, bunlara ait prim ve katkı payları kendi gelirlerinden indirilir).
Bakanlar Kurulu bu bentte yer alan oranları bir katına kadar artırmaya ve belirtilen haddi asgarî ücretin yıllık tutarının iki katını geçmemek üzere yeniden belirlemeye yetkilidir.
3. Serbest meslek faaliyetinde bulunan veya basit usulde vergilendirilen özürlülerin beyan edilen gelirlerine, 31 inci maddede yer alan esaslara göre hesaplanan yıllık indirim (Bu indirimden bakmakla yükümlü olduğu özürlü kişi bulunan serbest meslek erbabı ile hizmet erbabı (tevkifat matrahı dahil) da yararlanır.)”
2. KATMA DEĞER VERGİSİ KANUNU
3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanununda yer alan düzenlemeler aşağıda yer aldığı şekildedir.
“ Madde 17 – 1. Kültür ve Eğitim Amacı Taşıyan İstisnalar:
2. Sosyal Amaç Taşıyan İstisnalar:
a) Yukarıda sayılan kurum ve kuruluşların hastane, nekahathane, klinik, dispanser, prevantoryum, sanatoryum, kan bankası ve organ nakline mahsus bankalar, anıtlar, botanik ve zooloji bahçeleri, parklar ile veteriner, bakteriyoloji, seroloji ve distofajin laboratuvarları gibi kuruluşlar, öğrenci veya yetiştirme yurtları, yaşlı ve sakat bakım ve huzurevleri, parasız fukara aşevleri, düşkünevleri ve yetimhaneleri işletmek veya yönetmek suretiyle ifa ettikleri kuruluş amaçlarına uygun teslim ve hizmetleri,
4. Diğer İstisnalar:
s) Özürlülerin eğitimleri, meslekleri, günlük yaşamları için özel olarak üretilmiş her türlü araç-gereç ve özel bilgisayar programları.”
3. ÖZEL TÜKETİM VERGİSİ KANUNU
4760 sayılı Özel Tüketim Vergisi Kanununda yer alan düzenlemeler aşağıda yer aldığı şekildedir.
“Madde 7- Diğer İstisnalar
2. (II) sayılı listede yer alan kayıt ve tescile tâbi mallardan;
a) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³'ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, sakatlık derecesi % 90 veya daha fazla olan malûl ve engelliler tarafından,
b) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³'ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bizzat kullanma amacıyla sakatlığına uygun hareket ettirici özel tertibat yaptıran malûl ve engelliler tarafından,
c) 87.03 (motor silindir hacmi 1.600 cm³'ü aşanlar hariç), 87.04 (motor silindir hacmi 2.800 cm³'ü aşanlar hariç) ve 87.11 G.T.İ.P. numaralarında yer alanların, bu bendin (a) ve (b) alt bentlerinde belirtilen malûl ve engelliler tarafından ilk iktisabından sonra deprem, heyelan, sel, yangın veya kaza sonucu kullanılamaz hale gelmesi nedeniyle hurdaya çıkarılmasında, bu G.T.İ.P. numaralarında yer alan malları hurdaya çıkaran malûl ve engelliler tarafından,
Beş yılda bir defaya mahsus olmak üzere ilk iktisabı,”
4. MOTORLU TAŞITLAR VERGİSİ
197 sayılı Motorlu Taşıtlar Vergisi Kanununda yer alan düzenlemeler aşağıda yer aldığı şekildedir.
“Madde 4 – İstisnalar
c) Sakatlık dereceleri % 90 ve daha fazla olan malûl ve engellilerin adlarına kayıtlı taşıtlar ile diğer malûl ve engellilerin, bu durumlarına uygun hale getirilmiş özel tertibatlı taşıtlar.”
5. EMLAK VERGİSİ KANUNU
1319 sayılı Emlak Vergisi Kanununda yer alan düzenlemeler aşağıda yer aldığı şekildedir.
“Madde 8 - Nispet
Bina vergisinin oranı meskenlerde binde bir, diğer binalarda ise binde ikidir. Bu oranlar, 5216 sayılı Kanunun uygulandığı büyük şehir belediye sınırları ve mücavir alanlar içinde % 100 artırımlı uygulanır. Bakanlar Kurulu, vergi oranlarını yarısına kadar indirmeye veya üç katına kadar artırmaya yetkilidir.
Bakanlar Kurulu, kendisine bakmakla mükellef kimsesi olup onsekiz yaşını doldurmamış olanlar hariç olmak üzere hiçbir geliri olmadığını belgeleyenlerin, gelirleri münhasıran kanunla kurulan sosyal güvenlik kurumlarından aldıkları aylıktan ibaret bulunanların, gazilerin, özürlülerin, şehitlerin dul ve yetimlerinin Türkiye sınırları içinde brüt 200 m²'yi geçmeyen tek meskeni olması (intifa hakkına sahip olunması hali dahil) halinde, bu meskenlerine ait vergi oranlarını sıfıra kadar indirmeye yetkilidir. Bu hüküm, yukarıda belirtilenlerin tek meskene hisse ile sahip olmaları halinde hisselerine ait kısım hakkında da uygulanır. Muayyen zamanda dinlenme amacıyla kullanılan meskenler hakkında bu hüküm uygulanmaz. Geliri olmadığını belgelemenin usul ve esaslarını belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.
Yeni inşa edilen bina veya binaların vergisi, arsasının (veya arsa payının) vergisinden az olamaz. Bu hüküm binaların inşalarının sona erdiği yılı takip eden bütçe yılından itibaren dört yıl uygulanır.”
IV. TÜRK VERGİ KANUNLARI İLE İLGİLİ MEVZUATTA “SAKAT” , “MALUL”, “ÖZÜRLÜ”, “ENGELLİ”, “SAKATLIK”, “MALULLÜK”, “ÖZÜRLÜLÜK”,“ENGELLİLİK” TABİRLERİ
Türk Vergi Kanunları ile ilgili mevzuatta yer alan özürlülere ilişkin düzenlemelerde “Sakat”,“Malul”,“Özürlü”, “Engelli”, “Sakatlık”, “Malullük”, ibarelerinin bazen yalnızca birisi bazen de tümü birden kullanılmaktadır. Konu ile ilgili mevzuat düzenlemeleri başlıklar itibarıyla aşağıda yer aldığı şekildedir.
i. 1 Seri No’lu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği
ii. 7 Seri No’lu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği
iii. 14 Seri No’lu Özel Tüketim Vergisi Genel Tebliği
iv. 21 Seri No’lu Motorlu Taşıtlar Vergisi Genel Tebliği
v. 47 Seri No’lu Emlak Vergisi Kanunu Genel Tebliği
vi. Özel Tüketim Vergisi Sirküleri/5
vii. Özel Tüketim Vergisi Sirküleri/12
viii.Sakatlık İndiriminden Yararlanacak Hizmet Erbabının Sakatlık Derecelerinin Tesbit Şekli İle Uygulanması Hakkında Yönetmelik
V. VERGİ KANUNLARI DIŞINDAKİ BAZI MEVZUATTA
YER ALAN TABİRLER
1. 657 SAYILI DEVLET MEMURLARI KANUNU
14.07.1965 tarihli ve 657 sayılı Devlet memurları Kanununun 53/1’inci maddesi aşağıdaki şekildedir.
“Özürlülerin Devlet memurluğuna alınmaları:
Mevzuata uygun olmak kaydıyla; özürlülerin mesleklerine uygun münhal kadrolara atanması, mesleklerini icra veya infaza yardımcı araç ve gerecin kurumlarınca temin edilmesi esastır. Özürlülerin Devlet memurluğuna alınma şartları ile hangi işlerde çalıştırılacakları, mesleklerini icra ve infazda hangi yardımcı araç ve gereçlerin kurumlarınca temin edileceği, zihinsel özürlülerin hangi görevlere atanmasında asgari eğitim şartından istisna edileceği hususları Maliye Bakanlığı, Sağlık Bakanlığı, Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, Özürlüler İdaresi Başkanlığı ve Devlet Personel Başkanlığınca müştereken hazırlanacak yönetmelikle düzenlenir.”
2. BAŞBAKANLIK GENELGELERİ
Başbakanlık tarafından düzenlenen konu ile ilgili Başbakanlık Genelgelerinde yalnızca “Özürlü” tabiri kullanılmaktadır. Söz konusu Başbakanlık Genelgeleri aşağıda yer aldığı şekildedir.
i. 2004/28 Sayılı Başbakanlık Genelgesi
ii. 2006/15 Sayılı Başbakanlık Genelgesi
iii. 2006/18 Sayılı Başbakanlık Genelgesi
VI. TÜRK VERGİ KANUNLARI VE İLGİLİ MEVZUATTA “SAKAT” , “MALUL”, “ÖZÜRLÜ”, “ENGELLİ”, “SAKATLIK”, “MALULLÜK”, “ÖZÜRLÜLÜK”,“ENGELLİLİK” TABİRLERİNİN KULLANIMINA İLİŞKİN GÖRÜŞ VE ÖNERİ
Çok sayıda özürlü mükellef vergi kanunları çerçevesinde özellikle Gelir İdaresi Başkanlığı ile ilişki içinde bulunmaktadır. Nitekim yalnızca Gelir Vergisi Kanununun 31’inci maddesi çerçevesinde “Sakatlık(Özürlülük) İndirimi” uygulaması ile ilgili olarak Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından yapılan faaliyetler aşağıdaki tablolarda yer almaktadır.
Tablo.I Özürlülük İndirimi Kapsamında Verilen Raporlar Tablosu
|
YILLAR |
ÇALIŞMA GÜCÜ KAYIP ORANLARI(%) |
|
|
|
0-39 |
40-59 |
60-79 |
80-100 |
TOPLAM |
|
01.01.1981-31.03.1999(*) |
53.695 |
44.001 |
10.504 |
10.253 |
118.453 |
|
01.04.1999-31.12.2009(**) |
61.308 |
80.391 |
26.968 |
27.304 |
195.971 |
|
TOPLAM RAPOR SAYISI |
115.003 |
124.392 |
37.472 |
37.557 |
314.424 |
Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı 2009 yılı Faaliyet Raporu,Ankara,Nisan 2010,s,107.
Tablo.II- Gelir İdaresi Başkanlığı Tarafından Raporu İncelenen Özürlü Sayısı
(01.01.1981-31.12.2009)(*)
|
GELİR İDARESİ BAŞKANLIĞINCA RAPORU İNCELENEN ÖZÜRLÜ SAYISI |
|
(Faaliyet Gruplarına Göre) (**) |
|
FAALİYET GRUPLARI |
SAYISI |
|
Hizmet Erbabı |
144.373 |
|
Hizmet Erbabının Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişiler |
43.501 |
|
Serbest Meslek Erbabı |
15 |
|
S.Meslek Erbabının Bakmakla Yükümlü Olduğu Kişiler |
36 |
|
Basit Usul |
21 |
|
TOPLAM |
187.946 |
(*) 01.04.1999 tarihinden önce raporları incelenenler.
(**) Yeni yasal düzenlemelere göre raporları incelenenler.
Kaynak: Gelir İdaresi Başkanlığı 2009 yılı Faaliyet Raporu,Ankara,Nisan 2010,s,107.
Ülkemizde özürlü vatandaşlarımıza yönelik olarak Başbakanlığa bağlı olarak kurulan ve faaliyetini sürdürmekte olan teşkilat “Özürlüler İdaresi Başkanlığı” adını taşımaktadır. Ayrıca söz konusu mükellefler ile ilgili olarak yapılan kanuni düzenlemelerde “Sakat” ve “Sakatlılık” ibareleri kullanılmamakta olup, bu ifadelerin yerine “Özürlü” ve “Özürlülük” tabirleri kullanılmaktadır.
Ancak, Türk Vergi Kanunlarında yer alan özürlülere ilişkin düzenlemelerde değişik terminolojiler kullanılmaktadır. “Sakat”,“Malul”,“Özürlü”, “Engelli”, “Sakatlık”, “Malullük”, ibarelerinin bazen yalnızca birisi, bazen de aynı kanunda tümü birden kullanılmaktadır.
Bu çerçevede Türk Vergi Kanunları ve vergi kanunlarına ilişkin mevzuatta yer alan “Sakat” , “Sakatlık” “Malul” ve “Malullük” tabirlerinin “Özürlü” ve “Özürlülük” tabirleri şeklinde değiştirilmesi ve bundan böyle yapılacak vergi mevzuatı ile ilgili her türlü kanuni düzenlemede “Özürlü” ve “Özürlülük” tabirlerinin kullanımının; gerek özürlü mükelleflerimizin psikoloji gerekse Türk Vergi Mevzuatındaki uygulama birliği açılarından uygun olacağı düşünülmektedir.
VII. SONUÇ
İnsanların yaradılış ve sonradan oluşan özürlü durumları ile ilgili olarak yapılacak adlandırmaların, özürlü mükelleflerimizi rendece ve üzücü bir şekilde olmaması gereklidir. Türk Vergi Kanunlarının düzenleniş dönemlerinde terminolojide “Özürlü” ve “Engelli” kavramları henüz kullanılmadığı, ancak içinde bulunduğumuz 21’inci yüzyılda söz konusu “Özürlü” ve “Engelli” kavramlarının yerleşmiş ve genel kabul görmüş tabirler olması nedeni ile Türk Vergi Kanunları ve vergi kanunlarına ilişkin mevzuatta yer alan “Sakat” , “Sakatlık” “Malul” ve “Malullük” tabirlerinin “Özürlü” ve “Özürlülük” tabirleri şeklinde değiştirilmesi ve bundan böyle yapılacak vergi mevzuatı ile ilgili her türlü kanuni düzenlemede “Özürlü” ve “Özürlülük” tabirlerinin kullanımının; özürlü mükelleflerimizin psikoloji ile gerek Türk Vergi Mevzuatının kendi içindeki gerekse diğer mevzuatlar ile arasındaki uygulama birliği açılarından uygun olacağı düşünülmektedir.
(*)Bu makale Gelirler Kontrolörleri Derneği’nin yayını olan VERGİ SORUNLARI DERGİSİ’NİN Eylül/2010 dönemi 264’üncü sayısında yayımlanmıştır.
|